19 Haziran 2012 Salı

Üstünde Çalıştığım Romandan Bir Parça


Asker Nezaretinde Çocuk Olmak

1.Bölüm
İzari Köyü
Kuşların sesinin hiç eksik olmadığı,hayvan dışkılarının toprakla bütünleştiği nadir köylerden biridir İzari.Ağaçların bol olmadığı bir yer düşünün,toprak üstünde ince bir tül gibi yeşillik olan.Adeta sevgilisinin koynuna girecek bir kadın,baştan çıkaracak ince şeffaf bir tül,yeşilin zarafetinden değil yokluğundan ince şeffaf bir tül…İşte İzari’de de toprak böyledir.Üstünde dallı budaklı ağaçların neredeyse olmadığı,yeşilin uğramadığı veya uğrayıp da yok edildiği bir toprağa sahiptir İzari.
Yeşilin uğramadığı gibi tek ev dışında betonun da uğramadığı bir köydür İzari. Mimarlığını,mühendisliğini ev halkının belirlediği ve hamamlığını,işçiliğini de ev halkının, varsa belki konu,komşu,akrabanın el atması ile meydana getirilmiş,tahta taş ve çamur üçlemesiyle yapılmış,müstakil,bizim anlayamayacağımız bir dubleks havasında  yaptığı bir evler topluluğudur İzari.
Her yağışlı havada,zor günler başlar İzari’de.Halkın başlıca geçim kaynaklarından biri olan hayvancılık,evdeki arpanın bolluğuna göre rahat veya zor geçer,tabi yağışta telef olan çatıları saymazsak.
Çatı demişken;bildiğiniz çatılar değil.Bu çatılarda kiremit yoktur.Bu çatılar üçgen değildir.Ama sizin gönlünüz hoşnut olsun diye geometrik bir terimle açıklayalım;bir düzlemdir…Sıcak yazlar nasıl geçer sanırsınız,doğunun bu ücra köşesinde.Elektriğin uğramadığı,uğrayıp da tamamen hava atmak,fors atmak için uğradığı.Gönlünün yanında cebi de zengin olan bir iki kişiyi saymazsak.Onların da elektrikten bir farkı yoktu aslında,tamamen hava atmak,ahaliyi ezmek…
Bahsettiğimiz bu alıngan çatılar,yağmurun,karın yağmasıyla,öyle bir alınmaya başlarlar ki,çatıyı delecek kadar.Gerisinden o sorumlu değildir artık,gönlünü almak ev ahalisine düşmüştür.Bahsettiğimiz çatıların gönlünü almaya yarayan,köylünün ‘Bangor’ adını verdiği,silindir şeklinde taşlar vardır.bu taşlar tekerleğin dönme prensibine göre çalışır.Her iki tarafına bağlı olan,çekmeye ve itmeye(yuvarlamaya)yarayan bir demir vasıtasıyla,bir şekilde çatımızın gönlü alınmaya çalışılır.Çok alıngan olanlar ve gamsız olanların ise çoğu hane halkı,durumdan muzdarip bir şekilde,bir şelalenin evlerinin içine doğru akmasını izler dinler ve daha da kötüsü olmaması için dua ederler.

1 yorum:

esra cimitoğlu dedi ki...

Güzel yorumlamışsınız, evleriniz çok güzel gözüküyor ,:) fakat küçük gibi duruyor içlerini çok merak ettim..